Tarihsel devinime ivme kazandıran en önemli dinamiklerden biri, hiç
şüphesiz "itiraz"dır. Ve dünyanın neresinde olursa olsun, benzeri itiraz
seslerini yükseltenler ya da onların öyküleri bir yerde buluşur. İşte
İlyas Tunç'un "İtaatsiz Portreler"i o buluşma yerlerinden biri olmuş.
Geçtiğimiz aylarda yayın hayatına başlayan ve daha önce Uğur Mumcu
Araştırmacı Gazetecilik Vakfı'ndan ve yazdığı kitaplarından tanıdığımız
Orhan Tüleylioğlu'nun başında bulunduğu Dafne Kitap, iddialı kitaplarla
kendinden söz ettirmeye başlamış. İlyas Tunç'un, referans kitap olarak
değerlendirilebilecek deneme kitabı İtaatsiz Protreler de Dafne
Kitap'tan okurlarla buluştu.
Popüler kültürün parçası haline gelmiş ve şu ya da bu biçimde
hakkında bilgi sahibi olduğumuz tanınmış simaların azınlıkta olduğu
eserde, tarihte itaat etmeyen portreler, her biri öykü kıvamında kaleme
alınmış. Yine aynı kıvamda bir araya getirilmiş satırlardan oluşan önsöz
de kitap hakkında merak uyandırıcı ipuçları sıralanmış.
"İtaatsizlik, özü gereği, iktidara yönelik tepkisel bir
eylemdir. Keyfiyetten değil haksızlıktan doğar. Haksızlık, direnme
hakkına yol açar" satırlarıyla başlayan kitapta, dünyanın dört
bir yanından itaat etmeyen ve hatta ettirilemeyen isimler, çok bilinen
isimlerden seçilmemeye çalışılmış. Türkiye'den bir itaatsiz kişi seçin
diye sorulacak olursa acaba kaçımız ilk vicdani retçi Tayfun Gönül'ü
söyler ki? İşte bu kitap, Tayfun Gönül'ün de kitabıdır.
"İtaatsiz Portreler’de bu çağrıya katılan itaatsizleri bulacaksınız.
‘Doğa ve Tanrı’nın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini’ iddia ettiği
için Kilise tarafından yakılan rahip Giordano Bruno’yu; ‘fazla
modern’ olduğu gerekçesiyle Kahire Üniversitesi’ne kabul edilmeyen
feminist Düriye Şefik’i; komünist avının zirveye çıktığı McCarty
döneminde kara listeye alınan müzisyen Pete Seeger’ı; on beş yıl
hapislikten sonra Uruguay devlet başkanlığına
seçilen Tupamaros gerillası Jose Mujica’yı; Türkiye'nin ilk vicdani
retçisi Tayfun Gönül'ü; ormanların yok edilmesini iki yılı aşkın bir
süre bir kızılağacın tepesinde yaşayarak protesto eden Julia Butterfly
Hill'ı; ‘yalnızca açgözlülükten gözü dönmüş biri, arkadaşına istediği
kopyayı vermez’ diyerek Jurnal Storage adlı sistemden dört milyon
makaleyi indirip ücretsiz kullanıma sunan hacker Aaron Swartz’ı ve
iktidarın keyfiyetini aşan diğerlerini…"
Zaman ve mekân farkı gözetmeksizin, aynı sesin, aynı çığlığın
sahipleri, hem de itaatsizliği edebi ve felsefi anlamda dolduracak
sözler ve öykülerle bir yerde toplanırsa o satırların altı çizilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder